26 Kasım 2008 Çarşamba

Yine bayram geliyor..

Off Allahım, çok az kaldı, yine bayram geliyor.Hem de kurban bayramı..İçim kötü, sıkıntılı, acılı.... Her bayram öncesi dert sarıyor beni.Yine gidiyorum 7 yıl öncesine, yine acıyor yüreğim, yine ağlıyorum, yine isyan ediyorum.Verdiğim sözleri tutamıyorum , yine kızıyorum kendime...

Bayramlar acıtıyor yüreğimi de, sanki kurban bayramı daha da fazla acıtıyor, kanatıyor yüreğimi. Sanki yine birşey olacak, yine birileri beni bırakıp gidecek diye yüreğim ağzımda geçiyor bayram.Eşimin köyüne gidiyoruz, yolda kaç kez yavaş git uyarısı yaptığımı sayamıyorum.Sıkılıyorum, sıkıyorum, bunalıyorum ve bunaltıyorum. Herkesi koruma çabalarım var, sanki olacakları engellemeye gücüm yetecekmiş gibi...Gelmese hiç bu bayram, olmasa KURBAN bayramı, olmasa da kimse bayramlarda KURBAN gitmese :(

Yazamıyorum artık, içimden gelenleri yazmaya, anlatmaya gücüm yok.

19 Kasım 2008 Çarşamba

Bu sabah...

Bu sabah güne yine acı haberle uyandım :( Eşimin köyde yaşayan yaşlı babannesi ne yazıkki bu sabah hayata gözlerini yummuş .Dün akşam geldi haberi , durumu ağır dendi.Eşim babası ve annesini köye götürüp geri geldi.Sabaha karşı saat 5 gibi telefonumuz çaldı.O saatte çalan telefon sesi ne acıdır tahmin edersiniz.Başımız sağolsun dedi eşim :( Sabah kardeşlerini, amcalarını da alıp gitti cenaze için yine köye.Arabada yer kalmayınca ben gidemedim, işteyim şimdi aklımsa köyde..

Ölüm ne kadar acı, ölümün yaşı yok, cinsi yok...Ölüm işte , adı gibi , Buz gibi...yaşlıydı babannemiz, hastaydı..Ama ne olursa olsun, ölüm kimseye yakışmıyor :( Babanneye bakan hiç evlenmemiş , 40 yaşlarındaki halamız yalnız kaldı hayatta..Gidene mi yoksa kalanamı yanayım bilemedim bu sabah...Ne olacak halamızın hali diye düşündüm...Kimsesiz, yapayalnız...

Düşündüm, çok düşündüm sabah sabah..Hep derim ya, hayat hiç adil değil..Neden herkese eşit davranmıyor .. Neden insanlar ardında sevdiklerini bırakıp , gerçek hayata göç ediyor.Kalanlar bu acıya nasıl dayanıyor..Düşündüm, düşündüm de bir cevap bulamadım.İçim acıdı bu sabah, acılarım tazelendi, gözümün önüne serildi, tüm yaşanan acılar..Feryatlarım, figanlarım...
Offf, desem yıkılacak dağlar...Doluyum yine bugün..,

Rabbim kimsenin sevdiklerini, vaktinden önce almasın yanına...Hepinize sevdiklerinizle, sağlıklı, mutlu günler diliyorum...

13 Kasım 2008 Perşembe

Neden mi blog yazıyorum ?

Canım arkadaşım mutluveumutlu sobelemiş beni, sormuş , neden blog yazıyorsun diye...

Ben ilk önce oğlum için bir blog sayfası oluşturdum, oğlumun resimleri ve kendi ağzından söylenmiş sözleri ile başladım...Sonra iş yerinde yeni arkadaşım olan Esranın da bir blogu oldugunu öğrendim, sayfasını ilk yazısından itibaren okudum, çok beğendim.Ve oğlumun sayfasının yanında bir de kendi blogum olsun istedim.Acılarımı, sevinçlerimi, iyiyi ve kötüyü paylaşmak..Kimi zaman paylaşmak, kimi zaman içimi dökmek adına yazdım.Ve gördüm ki, sevinçlerime ve acılarıma ortak olan bir sürü yeni arkadaş kazanmışım :) Benimle aynı acıları yaşamış insanları gördüm acılarına ortak oldum, benim gibi anne olan arkadaşlar tanıdım, çocukları için hissettikleri duyguları hissettim.Belki çok fazla zaman ayıramıyorum, yazamıyorum....Ama bir blogger olmaktan dolayı çok mutluyum.Yeni arkadaşlar tanımaktan, dostlar kazanmaktan dolayı kendimi çok şanslı hissediyorum.

Canım arkadaşım mutluveumutluya sobesi için teşekkür ediyor, ben de Nalan 'ı ve bogurtlengozun annesini sobeliyorum.
Sizler neden blog yaziyorsunuz ? :)) Hadi kolay gelsin :)

4 Kasım 2008 Salı

Doğduğun gün, yeniden doğduğum gün...

Bugün 4 kasım, oğlumun doğum günü.Aradan 4 yıl geçmiş,herşey hala dün gibi...Hayatımın en özel, en güzel, en unutulmaz gününü paylaşmak istedim. Seni çok seviyorum oğlum, yüzüne baktığımda huzur bulduğum ...





Doğum günün kutlu olsun meleğim, hayat sana hep en iyiyi en güzeli sunsun.O güzel yüzün hep gülsün, güzel gözlerinden sadece mutluluk gözyaşı aksın.Sevdiklerinle birlikte uzun uzun , sevgi dolu, huzur dolu, mutlu, huzurlu , bereketli ömrün olsun.Seni çok seviyorum bebeğim...



Vee işte doğum hikayen ,









Soğuk bir şubat günüydü. Ablamda oturuyorken test yapmak geldi birden aklımıza.
Sonuç pozitif. Ama ben sevinemiyordum.6-7 ay kadar önce aynı sonucu gören ben akşama kadar telefon başında arkadaş, akraba , aklıma gelen herkese mutlu haberi vermiş, ama 8. haftanın
Sonunda bebeğimi kaybetmiştim.Yine aynı şey olacak diye korkuyor, şaşkın bir şekilde hem hüzün, hem de mutluluğu aynı anda yaşıyordum.O gün eşimi bile arayıp bu mutlu haberi veremedim.Hiç kimseye belli etmeden içimin kıpırtılarını dinledim.Akşam eşim eve geldiğinde, birlikte arabaya bindik markete gidiyorduk.Dur çalıştırma arabayı sana bir şey göstereceğim dedim.Elimi cebime atıp test sonucunu çıkarttım.Bu ne dedi şaşkın kocam.
Bak bakalım neymiş ? İnanamadı çok sevindi , kucaklaştık, birbirimizi tebrik ettik.Ve
9 aylık yolculuğumuz böylece başlamış oldu.


İlk üç ayımız biraz zorlu geçti, hep içimde kaybetme korkusu vardı.Mide bulantıları baş
Dönmeleri v.s. 4. aya girdiğimizde oldukça rahatlayan ben, artık inanıyordum bebeğime kavuşacağıma.Hep karnım büyüsün o cicili bicili hamile kıyafetlerinden giymek istedim.
6. aya kadar belli bile olmayan karnim 6. ayda artık iyice kendini göstermişti.İçimin kıpırtılarının beni nasıl mutlu ettiğini , heyecanlandırdığını anne olan her kadın anlar.
Her akşam işten eve döndüğümde karnımı okşar, birlikte müzikler dinlerdik.


Son aylarımda ilk aylarım gibi sıkıntılı geçiyordu.Başka bir rahatsızlığımdan dolayı
Zorlanmaya başlamıştım.Haberini aldığım andan itibaren her ay düzenli kontrollerimi oluyor,
Kalp atışlarını dinliyor, minicik bedenini gördüğümde kalbim yerinden çıkacak gibi heyecanlanıyor, mutlu oluyordum.Her gidişimizde sevgili dr.umuz Yalçın Bey özenle hazırladığı, içinde yavrumun görüntülerinin olduğu bir CD veriyordu elimize.Eve vardığımızda hemen takıyorduk PC ye.Bir daha ki kontrolüme kadar her akşam, hiç bıkmadan, sıkılmadan,
yavrumu izliyordum elim karnımda.Evimize gelen misafirlere, teyzelerine , dayısına, arkadaşlarıma
İzletiyordum görüntülerini gururla.Bir ay sonra gelen , yeni CD oluyordu , akşamki sinema gösterimiz.3 boyutlu resimlerinde kimi babasına kimi dayısına benziyor diyordu.


Artık karnim oldukça büyüdü. 9 aylık yolculuğumuzun sonuna yaklaşıyoruz.Oğlumun Yüzünü göreceğim , kokusunu duyacağım için sabırsızlanıyorum, bir yandan da canımı içimden alacakları için içim burkuluyordu.
Son kontrolümüz için yine Yalçın Bey’in yanındayız.Eveeett diyor dr. umuz. Gel bakalım Bayram Bey’in keyfi nasılmış.Doğumunun bayram gününe gelme ihtimalinin yüksek olması sebebiyle dr.un adını Bayram koymuştu bile.Son kez yattım o heyecan masasına.
Herşey yolunda beyimiz rahat ama artık onun ordan çıkma zamanı geldi dedi dr.umuz.Ajandasına baktı. Bense heyecandan ölecek durumdaydım.04 kasım 2004 ameliyat günüm, bebeği alacağız dediğindeki halimi hiç unutmuyorum.Nasıl yani bu kadar çabuk mu?


03 kasım 2004 Çarşamba gece yarısını çoktan geçti saat.Eşimle yattık yatağa ama ben uyuyamıyorum tabii heyecandan.Çok değil birkaç saat sonra verecekler yavrumu kucağıma. Saat 8 de hastanede olmalıyım.Zaten sabaha karşı uykuya dalan ben sabahın 6 sında açtım gözlerimi.
Özenle hazırladığım yatağının başında bekledim saatlerce... Son kez doyasıya okşadım oğlumu , konuştuk dertleştik birbirimizle.Beni hiç üzmeyecekti biliyordum. Sonra babacığı uyandı, son kez bir vücutta fotoğraf çekti bizi.Valizlerimizi yerleştirdik arabanın bagajına, sonra ablamı da aldık ve tuttuk hastane yolunu.Bir gün önce ayarlanmış olan odama gittik.Eşyalarım dolaba yerleştirildi.Hava soğuk bende kuru bir öksürük var.Hemşire hanım acıyarak baktı yüzüme, keşke bu öksürüğü geçirip gelseydin dedi. Saat 9 u geçti bile. Adımı seslendiler.Hemen karşıda bir odaya götürdüler beni.Ameliyat önlüğümü giydim, sonda takıldı.Kapıda bekleyen sedyeye yatırıldım.Eşimi, ablamı geride bırakarak, korku ve heyecanın birbirine karıştığı duygularla el sallayarak ayrıldım yanlarından.


Ameliyathanedeyim, kısa bir süre bir köşede bekletildikten sonra içeriye alındım.Dr.um
Hoş geldin , nasılsın dedi. Heyecanlıyım diyebildim sadece.Şimdi karnına soğuk bir şey süreceğim korkma dedi.Gerçekten de buz gibi birşey sürdüler.Anestezi uzmanı 3 e kadar saymamı istedi, 1 dediğimi hatırlıyorum sadece.Saat 10,20 de dünyaya gözlerini açmış meleğim .Ben ayılmam için bekletilmişim. Ama ayılamayınca,beni o şekilde çıkartmışlar ameliyathaneden.Odama götürdüklerini, yatağa yatırılışımı hiç hatırlamıyorum. Çığlık ve bağrışlarla uyanmaya çalışmışım. Diğer odalardan , kimdi o adar çok bağıran diye sormaya bile gelmişler. Ayılmam uzun zaman almış.Gözlerimi açtığımda inanılmaz bir ağrım vardı.
Bebeğimi sordum ben de her anne gibi.
Yavrumu giydirmişler kucağıma verdiler. Misler gibi kokuyor, bakmaya doyamıyorum.
Ağlayarak bakışıyoruz uzun bir süre.O benim , o benim canım , kanımla beslediğim biricik kuzum..İlk emzirdiğim an, ilk dokunuşum , ilk öpüşüm asla unutulamayacak kadar özel.
Hoş geldin aramıza , hoş geldin dünyana yavrum.2 gece hastanede kalacağız.Bebeğim,
Ben ve ablam.Eve gideceğimiz anı sabırsızlıkla bekliyoruz.Son gün dr. um geldi yine yanıma,
Muayenemi yaptı, minik meleğimin muayenesi tamamlandı.Sorun yok gidebilirsiniz evinize dendi.Babamız geldi , 10 dakikalık yolu yarım saatlik bir zamanda kat ederek evimize ulaştık nihayet.


Hoş geldin evine minik meleğim. Hayat sana Hep sağlık, mutluluk başarı getirsin.
Karşına çıkacak her zorluk karşısında yanında olacağım, ayağın taşa takılsa yolunu açacağım.
O güzel yüzün hep gülsün , önüne çıkacak hiçbir zorluk seni yapmak istediklerinden yıldırmasın. Yolun da , bahtın da açık olsun canım OĞLUM...


Allahıma binlerce kez şükürler olsun, bana anneliği layık gördüğü için, bana dünyanın en özel bebeğini verdiği için, hiçbir şeyle kıyaslanmayacak mutluluğu yaşattığı için, Alperime anne olmayı nasip ettiği için şükürler olsun. Allah bu duyguyu herkese yaşatsın.


Sorunlarımdan, sorularımdan hiç sıkılmadan , bıkmadan beni dinleyen , ilgisini esirgemeyen dr.um Yalçın Gürel’e ,


Hamileliğimin her anını benimle yaşayan, uykusuz gecelerimde benimle sabahlayan,
Her türlü kaprisime sabırla katlanan , asla dert yanmayan, biricik aşkım canım kocama,


Ve bir abladan çok bana annelik yapan , en zor anlarımda beni yalnız bırakmayan
Hala oğluma kendi evladı gibi bakan biricik ablama sonsuz teşekkürlerimi bir borç bilirim.